Ege Denizi’nde 6.2 büyüklüğünde deprem! Uzmanlar ve yetkililer ne dedi?

Ege Denizi’nde bugün saat 15.28’de Richter ölçeğine göre 6.2 Büyüklüğünde bir deprem oldu. Deprem, başta İzmir ve Çanakkale olmak üzere Türkiye’nin tüm batısında hissedildi.

Uzmanlar ve yetkililer ne dedi ?

AFAD :

12.06.2017 tarihinde saat 15.28’de Ege Denizi İzmir Karaburun açıklarında 6.2 büyüklüğünde deprem meydana gelmiştir. İstanbul, İzmir, Balıkesir, Manisa ve Çanakkale illeri ile yapılan görüşmelerde, depremin hissedildiği ancak can ve mal kaybına yönelik henüz bir ihbar ulaşmadığı bilgisi alınmıştır. Depremin en çok hissedildiği yer olan İzmir Dikili, Karaburun, Foça, Aliağa ilçelerinde İzmir Arama Kurtarma Birlik Müdürlüğü’nden ekipler keşif çalışmalarına başlamıştır. İzmir, Bursa, Sakarya, Afyon, Ankara, Manisa, Uşak ve Aydın İl AFAD’dan ekipler bölgeye sevk edilmiştir. İzmir, Aydın, Manisa ve Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı sağlık ekipleri teyakkuzda beklemektedir. Manisa lojistik deposundan 16,5 m2’lik 240 aile çadırı tedbir amaçlı bölgeye sevk edilmiştir. An itibarıyla herhangi bir can kaybı bilgisi alınmamıştır. Deprem sonrası artçı sarsıntılar devam etmektedir. Söz konusu depremin muhtemel İstanbul Depremi ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Gelişmeler AFAD Başkanlığı’nca takip edilmektedir.

Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan :

“Ben onlarca yıldır İzmir’i bekleyen depremin Karaburun dolayında olacağını söylüyorum. Tam da söylediğim gibi Kuzey’den gelen Zeytinbağı kırığı ile Doğu-Batı doğrultusunda Gediz kırığının deniz içinde birleştiği yerlerde, Karaburun açıklarında, Midilli Karaburun, Foça, Sakız dörtgeni içinde yer alıyor. Bu depremin 7’den büyük olmasını; 7.1-7.2 olmasını bekliyordum on yıllardır”

“Beklediğim büyüklükte değil. Bu da enerjinin belli kısmını boşalttığını, büyük kısmını boşaltmadığını gösteriyor. Yaklaşık bu 15-16 saniye sürmüştür. Bu uzun bir süredir. Özellikle bu bölgedeki sığ deprem olması nedeniyle Ege Bölgesinin yığma taş yapıları, eski Rum, Urla evleri köylü kesimlerde yıkım yapmıştır. Hem Adalar’da hem de köylerde yıkım yapmıştır.”


“İzmir içinde büyüklüğü yaklaşık 5.5 civarında. Deprem en çok Bornova, Bayraklı, Alsancak, Konak, İnciraltı, Urla, Güzelyalı, Seferihisar, Karşıyaka, Bostanlı, Mavişehir, Alaybey, Çiğli, Menemen’de çok güçlü hissedilmiştir. Çünkü kötü yapılarda depremin etkisi iki ila dört kat büyüterek etkilemiştir.”

“Daha önce İzmir’in yapılaşmasını dağlara yapması gerektiğini söylemiştim. Özellikle kuzey ve güneydeki toplu konutlar sarsıntıdan en az etkilenmiş, küçük hissetmiştir. Bu depremin yaratacağı tsunami beklenmez.”

“Bugün yaklaşık 5- 5.2; 3.5 büyüklükte artçılar göreceğiz. Ama arkasından daha büyük gelmez, diyemem. Çünkü gerçek enerji boşalması beklenen 7-7.2’dir. Burası hala depremlere gebedir. 6.7-6.8’lik depremlere gebedir. ama bunun ne zaman olacağını söylemek mümkün değil.”

“İzmirliler yazlıklarında otursunlar. özellikle 2-3 hafta yazlıklarında otursunlar.. Yazlığı olmayanlara deniz kenarında kalmasınlar. Dışarıda, çadırlarda, deprem toplanma alanlarında yaşasınlar iki üç hafta.”

“İki atom bombası gücünde bir enerji boşalmıştır. Ama bu enerjinin tamamının boşaldığı kasında değilim.”

Afet yönetimi uzmanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu :

“Türkiye bir deprem bölgesi. Depremler her an olabiliyor. En büyük deprem yarın olacak gibi düşünmek lazım. Önlemleri ötelemenin anlamı yok. Bir an önce ulusal seferberlik gerekiyor. Başta İstanbul olmak üzere Marmara bölgesini afetlere karşı güvenli hale getirmemiz gerekiyor. Türkiye’nin önceliğinin bu olması gerekiyor. 1999’a göre önlemler biraz daha iyi, ama yeterli değil. Afet yönetimi halka kadar inmeli.”

“İzmir’de insanların damdan atlamaması, evin içinde eşyaların devrilmemesi gerekiyor. Bunlar yaşandıysa hazır değiliz demektir. Afetle mücadele ekipleri kurmak yetmez, vatandaşın kendisini koruması gerekiyor.”

“Her şey bireyin bilgisiyle başlar. Biz birey olarak ne kadar hazırsak İstanbul ve İzmir o kadar hazırdır. Çünkü afetin ilk dakikalarında herkes kendi başına kalır, ölümlerin büyük kısmı da o zaman oluyor.”

Sakarya Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof.Dr. Levent Gülen :

“Bildiğimiz bir bölge burası. Belli aralıklarla deprem oluyor. Şansımız depremin denizin içinde olması. Böylece kara bölgelerine etkisi daha az oluyor.”

“Duyduğumuz kadarıyla can kaybı yok. Depremin büyüklüğü 6,3 olduğu için artçı sarsıntılar bir kaç ay sürebilir. Özellikle hasarlı binalarda bulunan vatandaşlarımızın dikkatli olması gerekiyor. Kırsal kesimde mühendislik hizmeti almamış binalarda hasar beklenebilir.”

Prof. Dr. Oğuz Gündoğdu :

“Aslında beklenmeyen bir deprem değil. Çünkü iki üç yıldır özellikle Ege ve Girit civarında, Akdeniz’de buna benzer depremlerin sayıları ve büyüklükleri artı. Çanakkale’de deprem oldu. Kuşadası’nda deprem oldu, ardından Girit civarında, Antalya civarında deprem oldu. Dolayısıyla beklenilen bir deprem. Bu günkü deprem Karaburun’da Midilli adası sahasında olan bir deprem. Depremin büyüklüğü Kandilli Rasathanesi 6.3, AFAD ise 6.2 verdi. Yani birbirine yakın değerler verdiler. Bayağı şiddetli bir deprem. Devamında artçı depremler bekleniyor.”

Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Yer Fiziği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şerif Barış :

“İkişer üçer yıl arayla 6 büyüklüğündeki depremlerin olması normal. Bulunduğumuz coğrafya bu sık depremleri yaşamaya alışmamız gerekiyor.”

“Muhtemelen biraz derin bir deprem olduğu için gerek İstanbul’dan gerekse Atina’dan hissedildi. Bu depremin artçıları bir yıl sürer. 5 – 5,3’e kadar artçı deprem olabilir. Tsunami korkusunun olmaması gerekir.”

“Ege Bölgesi’nde kırıklı çıkıklı faylı bölgeler var. Civardaki fayları etkileyebilir, onlar da büyük değil. Başka bir büyük deprem beklentisi içerisine girilmemesi lazım.”


“Hasarlı binalara eşya alınmak için girilmemesi, birkaç saat dışarda beklenmesi, uzmanların görüşlerinin alınması gerekiyor.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan : Suudi Arabistan bu işi çözmeli !