O Ne Dedi? – Arda Turan ve Oyuncak Haline Getirilen Milli Takım!

Arda Turan milli takıma geri dönecek diyorlar…

Bu duruma yazarımız O ne dedi?

Vallahi ne desem boş, daha “Arda Turan milli takımı bıraktı” manşetlerinin mürekkebi kurumadan, totalde iki aylık bir süre zarfı içinde, hoop Arda gitti, hoop Arda geldi.

Enteresan.


Neyse işin enteresan ve saçma kısmını bir köşeye koyarsak, görünen o ki “Terim gitti Arda geldi” durumu söz konusu. Hatta öyle ki Terim de Arda da Galatasaray ile anılıyor diye, “hangisi gelecek acaba” durumu oluştu/oluşturuldu.

Bu da bariz bir şekilde gösteriyor ki Arda milli takımı, Terim yüzünden bırakmış.

Hemen “hadi ya, nereden anladın, lan vallahi ne zeki adamsın” deme güzel kardeşim.

Ben mi yanlış hatırlıyorum?

Arda Turan’ın milli takımı bırakma sebebi, uçak içerisinde gazeteci Bilal Meşe’yi darp etmesi değil miydi?

Yani, Bilal Meşe’nin prim meselesiyle ilgili yazdığı yazı yüzünden Arda Turan ona kinlenmiş, tribünler tarafından ıslıklanmasını falan hep buralara bağlamıştı. Aylarca içinde tuttuğu kin ve öfkesini adamı karşısında görünce bastıramayıp, gidip adama saldırmıştı. Bu yüzden de kadro dışı bırakılmamış mıydı? Kadro dışı bırakılınca da milli takımı bıraktığını açıklamamış mıydı?

Terim’in gitmesiyle ne alakası var?

Doğru olan benim hatırladığımsa eğer, durumun Terim’in gitmesiyle ne alakası var? Yani Terim gitti diye, Arda’nın gazeteciye saldırmış olduğu ve düzenlediği basın toplantısında kusura bakmayın demek yerine, “kabadayı ağzı” diyebileceğimiz bir konuşma yapmış olduğu gerçeği değişti mi?

Ben, en azından Arda’nın gidişinin bu profesyonelliğe ve hatta medeniyete sığmayan davranışı nedeniyle olduğunu sanıyordum. Bunun üzerine kadro dışı bırakılmıştı ve ondan “Kusura bakmayın, yaptığım doğru değildir, bizler toplumun gözü önünde olan ve pek çok gencin örnek aldığı isimleriz, en azından o formanın altındayken dürtülerimizi daha iyi kontrol etmek zorundayız, bunun için yaptığım hatadan dolayı herkesten özür dilerim. Gerekçem ne olursa olsun, yaptığım yanlıştır, savunulacak bir yanı yoktur” minvalli bir konuşma beklerken tam tersini yapıp ayrıldığını açıklamıştı. Ama hem basın toplantısında söyledikleri hem de şimdi geri döndüğünü açıklamasından benim anladığım Arda Turan, yaptığı yanlış yüzünden değil de ego savaşı yüzünden ayrılmış milli takımdan. Nerede kaldı sporcu ahlakı, nerede kaldı örnek teşkil etmek, nerede kaldı etik?

“Adımın etrafındaki tatsız tartışmaların milli takıma ve o kutsal formaya zarar vermesiydi…”

Turan, geri dönüşünü açıkladığı yazısında bu cümleyi sarf etmiş…

Peki ne oldu da “sona erdiğini” düşündün o tartışmaların, o kutsal dediğin formaya zarar verecek tartışmalar, Terim milli takımın başında olduğu için mi yaşanıyordu? Terim gidince, kendi deyiminle “Kosova maçı öncesinde yaşanan tatsız hadiseler” unutulmuş mu oldu? O olayların müsebbibi Terim değildi ki, sen gittin -gerekçen ne olursa olsun- gazeteciye saldırdın ve neredeyse “yine olsa yine yaparım” dedin. Yani Lucescu o zaman olsaydı, sen o hareketleri yapmayacak mıydın? Ya da Terim milli takımda olmaya devam etseydi, sen “milli formayı sırtına geçirmekten onur duyacağını” açıklayıp, geri dönecek miydin? Söylemler ve eylemler birbirini tutmuyor, böyle olunca da ister istemez insanın aklında soru işareti oluşuyor.

“Kutsal formayı sırta geçirmekten onur duymak” çok iddialı bir cümle o zaman o forma sırttayken buna yakışır şekilde davranmak gerekmez mi? Yahut da ne olursa olsun, kim olursa olsun, ego savaşına girmeden o kutsal formayı sonuna kadar terletmek adına tavır sergilemek gerekmez mi?

Milli takım oyuncak ediliyor!

Arka tarafta ne yaşandı biz bilmeyiz ama ön plana yansıyanlar üzerinden benim gördüğüm tek şey milli takımın oyuncak edildiği. Kavga ettim, kadro dışı kaldım, dur basın açıklaması yapıp “hak etti” diyeyim ve bırakayım. İki ay sonra hoca gitti, kavga bitti, dur geri döneyim…


Bizler o formanın sahadaki mücadelesiyle, başarılarıyla, başarısızlıklarıyla ağlayan, gülen, üzülen, sevinen, hırslanan, heyecanlanan hasılı o formanın duygularını yaşayan sıradan vatandaşlarız. Bu duyguları yaşarken de hiçbirimiz milyon dolarlar almıyoruz. Sadece armasına gönül verdiğimiz için yaşıyoruz bu duyguları. Sizlerin öncelikli değeriniz hangisidir bilmem, aldığınız paralarla da ilgilenmem, “bizim vergilerimizle” falan gibi laflar da söylemem zaten belki de hepiniz bizden daha fazla arma aşığısınızdır. Para ikinci, üçüncü, beşinci plandadır. Dediğim gibi ben işin oralarını bilmem, ilgilenmem de ama gözünüzü seveyim, bize doğru olanı, güzel olanı, iyi olanı yaşatın. Kazanın, hep şampiyon olun demiyorum, biz sizinle kaybetmeye de varız ama spor mücadelesini kaybetmeye varız, onun dışında hiçbir şey kaybettirmeyin bize, bu şey vakit bile olsa; kaybettirmeyin.

O Ne Dedi? – Galatasaray Taraftarı Neden Mutsuz?